kusma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kusma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Nisan 2014 Perşembe

Tanrı’yı Güldürmek İstiyorsan, Ona Planlarından Bahset


Ailenin yeni üyesinin aramıza katılmasına 5 hafta kalmışken ve ben doğum öncesi son dönemde keyfe zaman kalsın diye tüm işleri halletmek için ince ince planlar yaparken Pazartesi sabahı bir uyandık ki Dalya’nın midesi bulanıyor. Geceyi de çok keyifsiz geçirmişti. Bu durumda okula gitmeyip evde kaldı tabii ki. Sonrasında kusma ve ishal de başladı. Eveet yaklaşık 10 gündür mide kramplarından, ara ara da mide bulantısından şikayet eden çocuğum, en sonunda yenik düşmüştü sevgili "tummy bug"a.

Sizi "tummy bug" ile tanıştırayım. Tam çevirisi mide virüsü sanırım. Kendileri ile İngiltere’deki yaşantımızda tanışmak kısmet oldu. Her sonbahar ve ilkbahar döneminde ortaya çıkarlar; okulları, yuvaları, iş yerlerini ziyaret ederler. Mide bulantısı, kusma ve ishal ile kendilerini gösterirler ve 48 saatten önce de gitmezler. Biz çocukken mide virüsü falan bilmezdik, öyle herkesi kasıp kavuran salgınları da. Arada bir midemizi üşütürdük, nane limon yapardı annemiz, içerdik geçerdi. Ama farklı bu "tummy bug", mutlaka her sene geliyor ziyarete ve hepimizi bir korku alıyor acaba bize de gelecek mi diye.


Dalya iki senedir ıskalıyordu "tummy bug"ı ama bu sene kaçamadı işte. Sık aralıklarla olan ishal ve kusma ardından virus bize de bulaşmasın diye benim hararetle yaptığım sterilizasyon çalışmaları, hiçbir şey yiyemeyen yavruya sürekli su içirme çabaları ve aklımda planladığım ama gerçekleştiremediğim yazılarımın düşüncesi beni de bitkin düşürdü. 

Bir musevi atasözü olduğu söylenen "Tanrı'yı güldürmek istiyorsan, ona planlarından bahset" geldi sonra aklıma. Aynen öyle olmuştu işte, herşeyi çok güzel planlamıştım ama gerçekleştirmek mümkün olmadı...

Ertesi gün toparlar derken, gece öksürük ve ateş başladı (böyle dönüşüm geçiren bir hastalık ilk defa yaşadık). Doktor ziyareti, bronşit tanısı ve soluk aldırma cihazı kullanımı ile biraz rahatladık. Ama üçüncü gün de gidemedi Dalya okula tabi. Bir yandan her gün okula gitmemek için yataktan çıkmayı bilmeyen ama bu sefer kaçıracağı okul gezisinden dolayı ağlayarak okula gitmek isteyen kızımı ikna etme çabaları, bir yandan artık bir nevi tosbağa görüntüsü kazanan yavaşlayan hareketlerimle onun ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmak ve hala yazılarıma zaman ayıramamak düşüncesi beni patlama noktasına getirdi diyebilirim. Ama üçüncü günün sonunda Dalya’nın iyileşen iştahı, düzelen rengi ve geri gelen neşesi -herşeye rağmen- benim de keyfimi yerine getirdi. Hem bu üç günlük eve kapanış süreci sayesinde tüm okul koşturmaları, yeni bebek hazırlıkları ve benim yazı çalışmalarımdan zaman bulamadığımız anne-kız zamanını tekrar yakalmış olduk. Dalya’nın nice zamandır çok istediği ve yapamadığımız lastik bilezikleri yaptık, resimler çektik, hastahane çantasında neler varmış onlara baktık, kıyafetler denedik. Ben de koşturmalarıma mecburen biraz mola vermiş oldum ve farklı bir şekilde bir dinlenme oldu bana.

En sonunda bugün okula gitti Dalya ama gecikerek; çünkü hala yorgun olan vücudu erken uyanamadı sabah.  İki gün daha okul var, sonrasında iki haftalık Paskalya tatili başlıyor. Yani yine anne-kız zamanımız olacak. Ayrıca bu tatil bebek öncesi tek çocuk olarak geçireceği son tatili Dalya’nın. Paskalya tatilimiz sabote olmasın diye bu sefer atasözünü uygulamak istiyorum. Yani Tanrı’yı güldürmemek için plan yapmayacağım veya yapsam bile planlarımı dile getirmemek niyetindeyim. Bakalım başarılı olabilecek miyim? Sevgilerimle…